Denizcilik

GİRİŞ
Küreselleşmenin itici gücü, ekonomi; ekonominin itici gücü, ticaret ve ticaretin ana ulaşım ortamı denizler olduğundan küreselleşmenin gerek aydınlık gerekse karanlık etkileri denizler üzerinde yoğun bir şekilde yaşanmaktadır. Mevcut siyasi ve ekonomik ortam, artan deniz trafiğinde, gemilere karşı düzenlenen saldırıların bazı bölgelerde artmasına sebep olmuştur. Bu saldırılar ekonomik veya siyasi çıkar sağlamak üzere düzenlenen değişik amaçlı saldırılardır. Ayrıca denizler terör, kitle imha silahlarının taşınması, uyuşturucu kaçakçılığı, mülteci ve yasa dışı göç hareketleri gibi organize suç faaliyetlerinde kullanılmaya müsait ulaşım ortamı haline gelmiştir. Bu çerçevede, denizler üzerinde icra edilen yasa dışı faaliyetler deniz haydutları ve organize suç örgütleri için son derece karlı bir alan haline dönüşmüştür.


GÜNÜMÜZDE KORSANLIK

Tek gözü bandajlı, kaba sakallı, elinde kılıcıyla gemisinin güvertesinde sağa sola emirler yağdıran korsan imajı günümüzde yerini güneş gözlüklü elindeki cep telefonuyla organizasyonunu yapan, roketatar ve makineli tüfekli olarak sürat tekneleriyle saldırılarını gerçekleştiren modern deniz haydutlarına bıraktı. Denizcilik tarihinin başından beri gözlemlenen korsanlık tarih boyunca çeşitli değişimlere uğrayarak günümüzde de devam etmektedir.

Son on yıl içinde gerçekleştiği bölgeye göre değişkenlik gösteren beş ayrı deniz haydutluğu türü gözlemlenmiştir.

Birincisi, saldırganların gemiye çıkıp personele karşı aşırı güç kullanmadan nakit para, mücevherat ve değerli eşyaları alarak fazla zarar vermeden gemiyi terk ettikleri saldırı türüdür. Bu tip saldırılar için en belirgin hedef bölge Endonezya ve Singapur arasındaki Philip Kanalıdır. Bu saldırılar açık denizlerde değil karasularında gerçekleşir. Eylemcilere karşı direnç gösterilmezse şiddet kullanmazlar.

İkincisi, genelde Güney Amerika ve Batı Afrika bölgelerinde gerçekleştirilen eylem türüdür. Bu bölgelerde yanaşık vaziyette veya demirdeki gemilere bir grup silahlı saldırgan tarafından gerçekleştirilen eylemlerde şiddet de kullanılır. Bu tip saldırılarda hedef nakit para, yük, personel eşyası, gemi cihazları gibi taşınabilir tüm değerli eşyalardır. Bu saldırıları birinci türden ayıran temel özellik çalınan değerlerin daha fazla olması ve genelde planlanarak yapılıyor olmalarıdır. Ortak özellikleri ise her iki türde de gemiye küçük bir deniz aracıyla gelip çıkılıyor olmasıdır. Bu tip saldırılarda saldırganlar gemi cihazlarını da aldıklarından geminin olay sonrasında seyir güvenliği de tehdit altına girer.

Üçüncü tip saldırılar politik veya askeri amaçlı yapılanlardır. Bu tip saldırılar arasında 1985 yılında kaçırılan İtalyan yolcu gemisi Achile Lauro olayı dikkat çekenlerdendir. Bu saldırı, IMO tarafından düzenlenen 1988 SUA Konvansiyonunun oluşmasında sebep olmuştur.

1993 yılında Çin’de görülmeye başlayan askeri üniforma giymiş kişilerin bulunduğu teknelerden gemilere ateş açarak onları durdurmaları saldırı çeşitlerine bir yenisinin eklendiğinin göstergesiydi. Fakat bu tip askeri üniformalı saldırı çeşidi ilerleyen yıllarda sayıca iyice azalmıştır.

Dördüncü olarak Güneydoğu Asya’da ortaya çıkan ve gemilere seyir halindeyken yapılan saldırılar ayrı bir saldırı çeşidini oluşturur. Bu tip saldırılarda deniz haydutları gemideki personeli etkisiz hale getirdikten sonra gemideki yükün tamamını başka bir gemiye aktarıp gemiyi ve personeli serbest bırakmaktadırlar. Bu tip saldırıya örnek olarak Eylül 2002’de Malaka Boğazında Nautica Kluang tankerine yapılan saldırıyı verebiliriz. 3298 tonluk bu tanker motorin yükü ile ilerlemekteyken gemiye çıkan bir grup silahlı saldırgan personeli bir kamaraya kilitledikten sonra yükü kendi gemilerine transfer etmiş ve gemiden ayrılmışlardır.

Beşinci saldırı türü ise en acımasız olanıdır. 1980’li yıllardan sonra Uzak Doğuda gerçekleşmeye başlayan bu tip saldırılarda deniz haydutları gemiyi ele geçirdikten sonra personeli ya öldürüp denize atmakta veya can salı, filika gibi küçük deniz araçlarına doldurup açık denize bırakmak suretiyle kaderlerine terk etmektedirler. Gemiyi ele geçiren saldırganlar sonrasında geminin boyasını, geminin ve yükün evraklarını değiştirmekte düzenledikleri sahte evraklarla gemi ve yükünü satmakta veya gemiyi kendi amaçlarına yönelik değişik işlerde kullanmaktadırlar. 1998 sonlarında M/V Tenyu ve M/V Cheung Son isimli gemilere yapılan saldırılar bunun çarpıcı örnekleridir.

Özellikle son birkaç yıldır gözlemlenmeye başlayan saldırı türü yeni bir tekniğin göstergesi olup altıncı tür olarak belirtilebilir. Gemiye ağır silahlarla saldırıp durmasını sağlayan korsanlar gemiye çıkarak tüm gemi sertifikalarını, kaptan, baş mühendis, II. kaptan gibi önemli zabitandan birkaç kişiyi de rehin alarak gemiden ayrılıp sonrasında fidye istemeye başladılar. İlk dönemler bu talepleri karşılanıyordu fakat zamanla sadece sertifika ve personele karşılık istenilen miktarda fidye elde edemediklerini görünce topyekün gemi ve personeli rehin alıyorlar ve istenen fidye ödenince gemiyi serbest bırakılıyor.

SALDIRILARIN SIK YAŞANDIĞI YERLER

IMB tarafından yayınlanan 2005 yılı ve 2006’nın ilk çeyreği raporunda aşağıdaki bölgeler riskli bölgeler olarak belirtilmiş ve denizciler bu bölgelerde seyir yaparken gerekli tüm önlemlerle birlikte ekstra tedbirler almaları yönünde uyarılmışlardır.

Güneydoğu Asya

Bangladeş – Chittagong’da demirli ve yanaşmış vaziyetteki gemilere saldırılar rapor edilmiştir.
Hindistan – Chennai, Kandla
Endonezya – Adang Körfezi, Anambas açıkları / Natuna Adası, Balıkpapan, Belewan, Bontang, Gaspar / Bar / Leplia Str, Jakarta / Tg.Priok, Pulau Launt
Malacca Strait – Bölgeki tsunami feleketinden sonra yaklaşık iki ay süreyle herhangi bir saldırı rapor edilmemiştir fakat sonrasında olaylar yeniden başlamıştır. Gemilere acil durumlar haricinde boğazın Endonezya sahillerine mecbur kalınmadıkça demirlememeleri tavsiye edilir. Kuzey Sumatra bölgesi, Aceh sahilleri, Belawan açıkları riskli bölgelerdir. Açık denizdeki saldırıların haricinde Malezya sahillerinden geçen gemilere de saldırılar düzenlenmektedir. Saldırılar özellikle korsan vardiyası tutulmayan gemilere gerçekleştirilmektedir. Bölgedeki saldırılardaki azalmaya rağmen gemilere korsan vardiyalarını sıkı biçimde devam ettirmeleri tavsiye olunur.
South China Sea – Gemilere seyir halinde iken saldırılar düzenleniyor.
Singapore Straits – Seyir halindeki gemilere pek çok botla saldırı düzenleniyor.
Vietnam – Ho Chi Minh City



Afrika ve Kızıl Deniz

Batı Afrika – Abidjan ( Fildişi Sahilleri ), Bonny River / Lagos / Onne / Warri ( Nijerya ), Dar Es Salaam ( Tanzanya ), Douala ( Kamerun ), Tema ( Ghana ).
Aden Körfezi / Kızıl Deniz – Bazı yatların ateşe verildiği, yatlara ve gemilere düzenlenen pek çok saldırı rapor edilmiştir.
Somali civarı – Somali açıklarında 2005 yılı içinde rapor edilen 35 ciddi saldırı olmuştur. Ağır silahlı ve el bombalı saldırganlar gemilere ateş açarak saldırmaktadırlar. Sahilden 400 mil açıkta bile saldırılar düzenlendiği rapor edilmiştir. Doğu ve Kuzeydoğu sahilleri en riskli bölgeler olup gemilere eğer limanlara uğramayacaklarsa bölgede en az 200 mil açıktan geçmeleri tavsiye edilir.



Güney ve Orta Amerika ve Caribbean

Haiti – Port Au Prince
Jamaica – Kingston
Peru – Callao

Diğer Bölgeler

Irak – Basrah yakıt terminali demir bölgesi, Umm Qasr

SALDIRILARI ÖNLEMEYE YÖNELİK ULUSLARARASI FAALİYETLER

1984 – 1999 arasında IMO tarafından derlenen raporlara göre dünya çapında gemilere 1587 korsan saldırısı olmuştur. IMO tahminlerine göre gerçek olay sayısı rapor edilenlerin en az iki katıdır. Tüm olayların rapor edilmemesinin sebepleri;
• başarıyla sonuçlanmış bir korsan saldırısının gemi kaptanlarının yetersiz olduğu izlenimi doğurması korkusu,
• olayın gerçekleştiği bölgedeki kıyı devletinin zor durumda kalmasından duyulan endişe,
• yapılacak soruşturmadan dolayı geminin vakit kaybedeceği, planlanan sefer ve ya seferlerinin aksayacağı inancı,
• sigorta primlerinin artacağı endişesi,
şeklinde sıralanabilir.

1980’li yıllarda düzenlenen saldırıların büyük bölümü batı Afrika sahillerinde limana girmek için sıra bekleyen demirli gemilere özellikle gece saatlerinde olmuştur. Düzenlenen saldırıların artmaya başlaması sonucu 1983 yılında İsveç MSC komitesine sunduğu yönergede durumun endişe verici boyutlarda olduğunu belirtmiştir. MSC nin çalışmaları sonucu hazırlanan taslak metin IMO nun Kasım 1983 de yayımladığı kararın temelini oluşturmuştur.

Bu kararda IMO gemilere düzenlenen bu tip saldırıların artmaya başladığını, bu durumun gerek can gerekse seyir ve çevre emniyeti açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtmiş, hükümetleri kendi sularında veya komşu sularda bu tip saldırıların önlenmesi ve bastırılmasına yönelik alınacak tüm tedbirleri yüksek öncelikli olarak almaları yönünde uyarmıştır. Ayrıca hükümetlere ve ilgili organizasyonlara gemi sahiplerini, gemi işletmecilerini, gemi kaptanlarını ve personelini, bu tip saldırıları önlemek ve zararlarını minimuma indirmek için, alınması gerekli tedbirler bakımından bilgilendirmelerini tavsiye etmiştir. Bununla birlikte, hükümetler ve ilgili organizasyonlardan konuyla ilgili yapacakları uygulamaları ve kendi bayraklarını taşıyan gemilere düzenlenecek saldırıların yeri ve ayrıntıları hakkında IMO ya rapor vermelerini istemiştir. Sonuçta IMO konseyinin olayların gelişimine göre gerekli tedbirleri almak üzere durumu sürekli göz önünde bulundurmasını talep etmiştir.

Nisan 1984 de MSC çalışma programında ‘deniz haydutluğu ve gemilere düzenlenen silahlı soygun’ konusunu ayrı ve sürekli olarak inceleyeceği konu olarak belirledi. Komite ilk iş olarak problemin ana hatlarını, saldırıların düzenlendiği alanları ve edinilebilen diğer bilgileri bir araya toplamaya karar verdi. Komite bu kapsamda üye ülkelerin ve uluslararası organizasyonların sundukları olaylarla ilgili tüm raporları değerlendirerek bir özet rapor hazırlamaya başladı. Bu rapor, saldırıya uğrayan gemilerin isimlerini, olayın tanımını, zamanı ve yerini, personele etkilerini, gemi ve yükün durumunu, personel tarafından yapılanları ve olayın rapor edildiği kıyı devletlerini içerir. Rapor başlangıçta yılda iki kez olarak yayınlanmaya başladı, ardından yılda dört kez ve günümüzde ise aylık olarak yayınlandığı gibi çeyrek yıllık ve yıllık özetler de ayrıca yayınlanmaktadır.

Rapor edilen olayların artarak devam etmesi ve bir çoğunun da rapor edilmiyor olduğunun farkına varılması sonucu IMO 1991 de yayınladığı bir yönergeyle hükümetleri sicillerine kayıtlı gemilere düzenlenen saldırıları rapor etmeleri ve kıyı devletlerini kendi sularındaki olayları engellemek ve bastırmak için mücadelelerini arttırmaları yönünde şiddetle tavsiyede bulundu.

1992 yılında IMO üyesi on ülkenin oluşturduğu bir çalışma grubu kuruldu. Çalışma grubunda ayrıca Malaka Boğazına kıyı üç ülkenin uzmanlarından oluşan ve bölgedeki problemleri raporlayacak bir grup oluşturuldu. Çalışma grubu 1993 yılında Şubat – Mart ayları arasında Endonezya, Malezya ve Singapur’u ziyaret ederek bölgedeki seyir, radyo haberleşmesi, arama ve kurtarma ve deniz haydutluğu ve gemilere düzenlenen silahlı soygunlar hakkında bir rapor hazırladı.

MSC Mayıs 1993 de 62. dönem toplantısında bu raporu da dikkate alarak iki sirküler yayınladı. Birincisi deniz haydutluğunu ve gemilere karşı düzenlenen silahlı soygunları önlemek ve bastırmak için hükümetlere tavsiyeler, ikincisi, deniz haydutluğunu ve gemilere karşı düzenlenen silahlı soygunları önlemek ve bastırmak için gemi sahiplerine ve işletmecilerine, gemi kaptanlarına ve personeline rehberdir. Aynı yıl IMO genel kurulunda deniz haydutluğunu ve gemilere karşı düzenlenen silahlı soygunları önlemek ve bastırmaya yönelik ek önlemler içeren bir önerge kabul edildi. Bu önergede hükümetleri etkin önleyici önlemler alması ve bu tip bir saldırı olması halinde izlenecek prosedürleri belirlemeleri yönünde uyarmıştır. Ayrıca komşu devletlerle birlikte işbirliği içerisinde, devriye ve kurtarma operasyonları dahil düzenlemeler yapmaya davet etmiştir. Bu önergede IMO temel olarak; korsanlığa karşı kapsamlı bir strateji oluşturmuş, istatistiksel raporları da içeren seminerler düzenlenmesini belirtmiş ve Korsanlık ve Silahlı Soygun Suçunu Soruşturma ve Kovuşturma Uygulama Kodu nun hazırlanmasını benimsemiştir.

IMO ve üye devletler tarafından bölgesel gelişmelere göre yapılan bu girişimlere rağmen deniz haydutluğu dünyanın belirli bölgelerinde deniz taşımacılığı için tehdit olmaktan çıkarılamadı. Bu sebeple Kasım 1998’de uzmanlar olayları değerlendirmek ve önleyici tedbirleri belirlemek amacıyla Güney Doğu Asya’ya ve Orta ve Güney Amerika’ya gönderildi.

Güney Doğu Asya grubu Manila, Kuala Lumpur ve Jakarta’yı ziyaret ettiler. Başlıca amaç problem üzerinde hassasiyet ve ciddiyet bilincini arttırmak, hükümet temsilcileri üzerinde etkin faaliyet göstermeleri yönünde etki yapmak ve en önemlisi ulusal ve bölgesel kurallar çıkarılmasını sağlamaktır.

Uzmanlardan oluşan ikinci grup Ekim 1998’de Brezilya’nın Santos ve Rio de Janeiro limanlarını ziyaret etti. Bu iki liman ziyareti arasında deniz haydutluğu ve gemilere karşı düzenlenen silahlı soygunlar konulu seminer, Brezilya, Kolombiya, Panama, Suriname ve Venezuela hükümet temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Seminere Şili, Meksika, Peru ve Uruguay gözlemci olarak katıldı.

Mayıs 1999’daki 71. dönem MSC toplantısında bu iki uzman grubunun çalışmalarıyla birlikte
deniz haydutluğu ve gemilere karşı düzenlenen silahlı soygunlar tartışıldı. Çalışmalar ardından ulaşılan sonuçlar 62. dönem toplantısında yayınlanan 622 ve 623 nolu sirkülerlere ilave edildi.

OLAYLARI ÖNLEMEYE YÖNELİK BÖLGESEL ÇALIŞMALAR

28 Nisan 2005’ de Japonya, Laos ve Singapur, Asya’da korsanlık ve gemilere düzenlenen silahlı soygunların önlenmesine dair bölgesel işbirliği antlaşması imzaladılar ve antlaşmanın yürürlüğe girmesi için gerekli ilk adımı atmış oldular.

Bu antlaşma Deniz Hukukuna Dair Birleşmiş Milletler Konvansiyonu’nun ( UNCLOS ) korsanlıkla ilgili hükümlerinin etkin bir şekilde uygulanmasına katkıda bulunacak, çok uluslu ilk antlaşma olması açısından oldukça önemlidir. Ayrıca UNCLOS kapsamında olmayan fakat özellikle Güney Asya bölgesinde gemilere düzenlenen silahlı soygun olaylarını bastırmak ve önlemek için uluslar arası işbirliğini artırıcı oluşu da önemlidir. Sadece bölgesel olarak düzenlenmiş olmasına rağmen UNCLOS da bu durumla ilgili boşlukları doldurmuştur.

Uluslararası Denizcilik Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun, korsanlık ve gemilere karşı düzenlenen silahlı soygunlar ile ilgili sorunlara karşı dikkati özellikle 1990 lı yılların başlarından itibaren artmaya başlamıştır. Gerçekten de yüzyılın sonlarına doğru dünya çapında rapor edilen bu tip saldırıların sayısındaki artış endişe verici boyutlara ulaşmıştır. 2000 yılında rapor edilen saldırı sayısı 1999’a göre % 57 artış göstererek 469 olmuştur. 1990’lı yıllarda artış gösteren bu tip saldırıların büyük bölümü Güneydoğu Asya, özellikle de Malaka ve Singapur Boğazlarında gerçekleşmiştir.

Bu saldırılardan en ciddi olanlarından biri 1999 yılında sahibi Japon, bayrağı Panama olan M/V Alondra Rainbow adlı geminin ele geçirilerek kaçırılmasıdır. Gemi alüminyum yükü ile Malaka Boğazı’nda seyir yaparken bir grup silahlı kişi tarafından saldırıya uğramıştır. Saldırganlar gemiyi ele geçirdikten sonra yükü ile birlikte ortadan kaybolmuş 2 si Japon 15 i Filipinli olan personeli başka bir gemiye naklettikten sonra, küçük bir can salı içerisinde açık denize bırakmışlardır. Olaydan yaklaşık 4 hafta sonra gemi Hindistan deniz kuvvetleri tarafından alıkonulduğunda boyası, evrakları, gemi ismi değişmiş bayrağı Belize olmuş halde bulunmuştur.



M/V Alondra Rainbow’un yakalandığı zaman

M/V Tenyu olayı sonrasında bu olay Japon medyasında ve kamuoyunda büyük tepkiler oluşturdu. Japon hükümeti bölgedeki korsanlık ve gemilere düzenlenen silahlı saldırıların önlenmesi için diğer Asya ülkeleriyle etkin işbirliği içinde hareket edilmesi gerekliliği düşüncesiyle girişimlere başladı. Japoya’nın bu girişimi, global ve bölgesel diğer girişimlerden, özellikle Birleşmiş Milletler ve IMO nun konuyla ilgili çalışmalarından ayrı düşünülmemelidir.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu okyanuslar ve deniz kanunu yıllık önergesinde bu konuya 1998 yılında değinmeye başlamıştır. Birleşmiş Milletler de hükümetleri korsanlık ve gemilere düzenlenen silahlı soygunları önlemeye yönelik gerekli önlemleri almaya, soruşturmada işbirliğine ve de IMO ile tam bir işbirliği içinde çalışmaya davet eder. Bu çağrılar sonraki yıllık önergelerde benzer terimlerle tekrar edilmiştir.

Bu gelişmeler ve Alondra Rainbow gemisinin ele geçirilmesini takip eden Kasım 1999’da Japon Başbakanı Obuchi Güneydoğu Asya Milletleri Birliği devlet temsilcileri ile Manila’da “ASEAN+1 ( Japonya )” zirvesi düzenlemeyi kararlaştırdı. Zirvenin önemli amaçlarından biri özellikle korsan saldırılarının önlenmesinde iş birliğinin derinleştirilmesi idi. Japonya izlenebilecek muhtemel yolların belirlenmesi için 2000 yılında kendisinin ev sahipliği yapacağı bir konferans düzenlenmesi teklifinde bulundu. Böylece Tokyo’da 27-28 Nisan 2000’de Güneydoğu Asya’dan 16 devletin sahil güvenlik yetkilileri ve denizcilik otoritelerinin katıldığı Korsanlık ve Gemilere Düzenlenen Silahlı Soygunu Önlemeye Yönelik Bölgesel Konferans düzenlenmiştir. Konferansa Avustralya, Rusya Federasyonu ve Amerika gözlemci olarak katılmıştır.

Konferansta iki belge kabul edilmiştir. Bunlardan birincisi olan “Asia Anti-Piracy Challenges 2000” de katılımcı hükümetler, sahil güvenlik teşkilatları arasında bilgi alış verişini kolaylaştırmak, her ülkenin kendi içinde kanunları uygulama etkinliklerini genişletme yönünde işbirliği içinde çalışmak, şüpheli faaliyetleri olan gemileri durdurmak veya tutmak ve mağdur gemi ve personele acil yardım temin etmek konularında ortak niyetlerini beyan etmişlerdir.

İkincisi olan “Model Action Plan for Maritime Policy Authorities and Private Maritime Releated Concerns to Combat Piracy and Armed Robbery against Ships” de özel sektör ve hükümetler tarafından yapılması gereken spesifik faaliyetler belirtilmiştir. Bu faaliyetler, gemilerin kendilerini koruma etkinliklerini güçlendirme, mağdur gemilerin acil olarak raporlanmalarını kolaylaştırmak ve bilgilerin analiz edilip alış verişinin sağlanabileceği bir uluslararası bilgi ağı kurulması gibi faaliyetleri de içerir.

2000 konferansının devamı olarak Japon hükümeti 4-5 Ekim 2001’de, 17 eyalet ve bölgenin hükümet üyeleri ve temsilcilerinin katıldığı korsanlığı ve gemilere düzenlenen silahlı soygunları önlemeye yönelik Asya İşbirliği Konferansını organize etti. Bölgesel işbirliği antlaşmasının yapılmasının kararının verildiği konferans bu konferanstır. Kasım 2001’de “ASEAN+3 (Çin, Japonya ve Kore Cumhuriyeti)” zirve toplantısında Japonya bu fikri resmi olarak müzakereye sundu. Katılan ülkelerin de onay vermesiyle, Japonya, “ASEAN+3”, Bangladeş, Hindistan ve Sri Lanka’nın da dahil olacağı ve gemilere düzenlenen bu tip saldırıları önlemeye yönelik antlaşma taslağını oluşturmak üzere bir toplantıya ev sahipliği yapmaya başladı. Sonuç olarak Bölgesel İşbirliği Antlaşması 4 Kasım 2004’deki toplantıda benimsendi.

Özet olarak antlaşmanın amacı; gemilere karşı düzenlenen bu tip saldırıları önlemek ve bastırmak için Asya bölgesinde olaydan etkilenen eyaletler arasında bölgesel işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmek, konu ile ilgili bilgilerin Singapur’daki bir bilgi paylaşım merkezi üzerinden toplanıp paylaşılacağı yeni bir bölgesel mekanizma oluşturmaktır. Bu antlaşma ile UNCLOS’da açık denizde ve gemi-gemi arası olarak belirtilmiş dar kapsamlı korsanlık tanımı genişletilmiştir.

Antlaşmada tanımlanacak “korsanlık” ın tam tanımı ve diğer düzenlenecek kurallar, taslak çalışmaları sırasında en çok tartışmaya yol açan konular olmuştur. “Korsanlık” terimi UNCLOS da açık olarak tanımlanmış olduğu için bu tanımın Antlaşmaya da aynı şekilde alınmasına karar verildi. Bu durumda ülkelerin ulusal yargı yetki hakkı olan alanlarda olacak benzer olayları tanımlamak için başka bir terime ihtiyaç duyuldu. Gerçekten de benzer olaylar Güneydoğu Asya bölgesinde, özellikle de Malacca ve Singapur Boğazları karasularında, sıklıkla meydana gelmektedir. Sonuç olarak müzakereciler “gemilere karşı silahlı soygun” terimini benimsediler. Antlaşmada paragraf 2 (a) fıkra 1 de yer alan bu tanım bir takım değişiklerle yukarıda belirtilen IMO Uygulama Kodunda da yer almıştır.

Daha önceki konferanslarda fikir olarak ortaya çıkan Bilgi Paylaşım Merkezi kurulması Antlaşmada göze çarpan temel özelliklerdendir. Antlaşma Kısım II de bu Merkez’in görevinin, sadece bilgi toplamamak, analiz etmek ve yayımlamak olmadığı ayrıca gemilere karşı düzenlenen bu tip saldırıları önlemek ve bastırmaya yönelik Yönetim Konseyinin alacağı ortak kararla belirlenecek görevleri de olacağı belirtilmiştir. Bu sebeple bu Merkez ileride tarafların insiyatifi doğrultusunda genişleyebilecek bir niteliğe sahiptir.

Antlaşma ayrıca korsanların ve silahlı soyguna karışmış kişilerin bulunması, tutuklanması veya ele geçirilmesi, bunun yanında mağdur gemilerin ve personelin bulunması için devletler arasında işbirliği yapılması esasını da içerir. Merkez aracılığıyla veya doğrudan taraflar birbirlerinden bu tip operasyonlar için işbirliğinde bulunmayı talep edebilir, sonrasında da etkin ve uygulanabilir tüm imkanların kullanılacak şekilde bu talebe karşılık verilmesini mecbur kılar.

Uluslararası topluluk tarafından korsanlık harici denizlerde yasal olmayan şiddet eylemlerinin önlenmesi girişimlerinden biri de 1998 yılında IMO nun benimsediği SUA Konvansiyonu dur. Bununla birlikte bu konvansiyon gemilere düzenlenen her türlü silahlı soygun girişimi olaylarını kapsamaz.

SON YILLARDA IMO DAKİ ÇALIŞMALAR

Korsanlık ve gemilere karşı düzenlenen silahlı soygunlar tüm denizcilik kesimleri gibi IMO nun da geniş ölçüde üzerinde durduğu konudur. Bu tür olayları önlemeye ve bastırmaya yönelik mücadele Aralık 2002 SOLAS Konferansında benimsenen gemilerde ve liman işletmelerinde güvenliği geliştirme önlemleriyle bağlantılıdır.

IMO uzun döneme yayılı korsanlığa karşı mücadele projesini 1998 de başlattı. Projenin birinci evresi korsanlıktan etkilenen bölgelerdeki hükümet temsilcilerinin katılacağı bölgesel seminerler düzenlemeye, ikinci evre ise değişik bölgeler için bir takım değerlendirmeler yapmaya dayanmaktadır. IMO nun amacı korsanlık olaylarına karşı mücadele uygulamaları üzerine bölgesel antlaşmaların gelişmesine yardım etmektir.

Kasım 2004 de Asya’dan 16 hükümet bölgesel bir antlaşma olacak RECAAP i kararlaştırdı. Burada ayrıca korsanlıkla alakalı bilgilerin paylaşılmasının kolaylaştırılması için RECAAP Information Sharing Centre( ISC) kuruldu. Bu bölgesel işbirliği IMO nun diğer yerlerde de uygulamaya çalıştığı çalışmalar için iyi bir örnektir.

Yakın zamanda bu tip saldırılara karşı deniz güvenliğini artırmaya yönelik bölgesel faaliyetleri ilerletmek için alt-bölgesel toplantı programları başlatıldı. Bunlardan ilki Nisan 2005 de Kızıl Deniz ve Aden Körfezi bölgesi hükümetlerinin katıldığı, Sana’a Yemen de düzenlenen ve toplantı gündeminin 2006 başlarında Oman’da düzenlenecek toplantıda gözden geçirilmesi planlanan toplantıdır. Jakarta, Endonezya’da Eylül 2005 de yapılan Singapur ve Malaka boğazlarıyla ilgili emniyet, güvenlik ve çevre kirliliğini önleyici tedbirleri arttırmak konulu toplantıda da bu tip saldırılar konu edilmiştir. Ayrıca bu program kapsamında Karaipler, Güney Asya, Asya Pasifik ve Orta ve Batı Afrika toplantıları 2006 yılı için planlandı. Diğer bölgelerde bu toplantıların ve olayların değerlendirileceği faaliyetler sene içinde başlatılacaktır.

Korsanlığa karşı mücadelede faydalı olması için IMO, üye hükümetler ve uluslararası organizasyonların hazırladığı korsanlık ve gemilere karşı düzenlenen silahlı soygun saldırı raporlarını yayınlar. Aylık yayınlanan bu raporlar, saldırıya uğrayan gemilerin isimleri ve detaylarını, saldırının düzenlendiği mevki ve zamanı, personel,gemi ve yük bakımından sonuçlarını ve personel ve sahil otoritesi tarafından alınan tedbirleri içerir. Bu raporların ayrıca çeyrek yıllık ve yıllık özetleri de yayınlanır.

SONUÇ

ICC IMB tarafından yayınlanan 2005 yılı özet raporuna göre dünyanın çeşitli bölgelerinde gemilere toplam 276 korsan saldırısı düzenlenmiştir. Bu saldırıların 52 si atak, 19 u ateşe verme, 182 si gemiye çıkma, 23 ü ise gemiyi kaçırma şeklinde gerçekleşmiştir.

1994 yılından sonra artış göstermeye başlayan saldırılar, alınan tedbirlerin arttırılması neticesinde 2000 yılından sonra azalmaya başlamıştır. 2000 yılı rapor edilen 469 saldırıyla 1994’den beri en çok saldırı düzenlenen yıl olmuştur. ( Tablo 1 )

Saldırı sayısındaki azalmalara rağmen saldırılarda tutsak alınan, rehin alınan, şiddet uygulanan, yaralanan veya ölen kişi sayısında endişe verici yükseliş raporlarda yansıtılmıştır. 1994 yılında bu tip olaya maruz kalan personel sayısı 29 olarak rapor edilirken bu sayı 1997’de 643, 2003’de 644 olarak en yüksek değerlere ulaşmıştır. 2005 yılında şiddete uğrayan personel sayısı 509 olarak bildirilmiştir. ( Tablo 2 )

2005 raporlarına göre en çok saldırı 102 olayın rapor edildiği Güneydoğu Asya bölgesinde gerçekleşmiştir. İkinci sırada 80 olayla Afrika kıyıları, ardından 36 olayla Hindistan bölgesi, 25 olayla Güney Amerika, 20 olayla Uzak Doğu bölgesi gelmektedir. ( Tablo 2 ) Konuyla ilgili çeşitli istatistikleri içeren tablolar ( Tablo 1,2,3) ve olaylarının gerçekleştiği yerleri belirten şekil haritalar ( Şekil 1,2,3,4,5,6 ) ekler bölümündedir.


Her ne kadar Türkiye olayların yaşandığı bölgelere uzak olsa da gemilerimiz tüm sularda ticari faaliyetlerini sürdürdükleri için bu saldırılardan Türk gemileri de etkileniyor. 1994 yılından bu güne Türk gemilerine düzenlenen raporlu saldırı sayısı 25’dir. Konuyla ilgili Türkiye’de de, özellikle gemi işletmecilerine yönelik etkin bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı ve riskli bölgelerde seyir yapacak personele özel eğitimler verilmelidir.

IMB’nin de belirttiği gibi riskli bölgelerde seyir yapacak gemiler, ciddi şekilde saldırılara karşı tedbirler almalı ve tüm olayları IMB’ye rapor etmelidirler.

Rapor edilen saldırı sayısı 2004 yılında 329 iken 2005 yılında 276’ya düşmüştür. Sayıca bu umut verici düşüşü, gemilerde oluşturulan korsan vardiyalarının daha sıkı ve bilinçli yapılmasına, kanunların uygulanmasına yönelik devriyelerin arttırılmasına ve bazı hükümetlere etkin şekilde harekete geçmeleri için yapılan uluslararası baskılara bağlayabiliriz. Bu tip saldırılara karşı dünya çapında gösterilecek tepkiler, bu tehdide karşı, bölgesel kanunların uygulanmasında daha ciddi adımlar atılmasını sağlayacaktır.

EKLER
1- IMB tarafından yayınlanan 2005 Yılı Raporundan bazı istatistikler aşağıdadır.
Tablo 1: Ocak 1994 - Nisan 2006 Arası Rapor Edilen Saldırılar

BÖLGE 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006
Güneydoğu Asya 38 71 124 92 89 166 242 153 153 170 158 102 25
Uzak Doğu 32 47 17 19 10 6 20 17 17 19 15 20 1
Hindistan 2 10 15 24 21 39 90 52 50 85 32 36 9
Güney Amerika 12 27 41 50 36 34 42 22 67 74 45 25 5
Afrika 6 20 25 46 41 50 68 86 78 93 73 80 20
Diğer yerler 0 13 6 17 5 5 7 5 5 4 6 13 1
TOPLAM 90 188 228 248 202 300 469 335 370 445 329 276 61



Tablo 2: Ocak 1994 - Nisan 2006 Arası Yolcu ve Personele Karşı Uygulanan Şiddet

Şiddet Çeşiti 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006
Tutsak Alma 11 320 193 419 244 402 202 210 191 359 148 440 63
Kaçırma / Fidye - - - - - - - - - - 86 13 13
Tehdit 8 59 56 119 68 21 72 45 55 65 34 14 7
Şiddet - 2 9 23 58 22 9 16 9 40 12 6 1
Yaralı 10 3 9 31 37 24 99 39 38 88 59 24 2
Ölü - 26 26 51 78 3 72 21 10 21 32 - 1
Kayıp - - - - - 1 26 - 24 71 30 12 -
TOPLAM 29 410 293 643 485 473 480 331 327 644 401 509 87



Tablo 3: Ocak – Aralık 2005 Bölgelere Göre Uygulanan Şiddet

Gerçekleştiği Yer Tutsak Alınan Tehdit Edilen Şiddet Uygulanan Yaralı Ölü Kayıp Kaçırılan
SE ASYA Endonezya 76 5 1 7   12  
  Malacca Straits 18     4     10
  Malezya 19           3
  Singapore Straits 6     1      
  Tayland       1      
UZAK DOĞU Vietnam   1          
  Bangladeş 2            
  Hindistan              
AMERİKA Brezilya              
  Guyana   1          
  Jameika   1 1        
  Peru   1          
  Venezuella   1   1      
AFRİKA Kamerun 2            
  Gine     1        
  Fildişi Sahilleri 1            
  Nijerya 48 2 2 4      
  Somali 241     1      
  Tanzanya   1          
DİĞER Irak 27 1 1 5      
Toplam   440 14 6 24 - 12 13



Şekil 1: 1 Ocak – 31 Aralık 2005 arasında Güneydoğu Asya, Hindistan ve Uzak Doğu bölgelerinde düzenlenen saldırılar.



Şekil 2: 1 Ocak – 31 Aralık 2005 arasında Irak bölgesinde düzenlenen saldırılar



Şekil 3: 1 Ocak – 31 Aralık 2005 arasında Malaka Boğazında düzenlenen saldırılar



Şekil 4: 1 Ocak – 31 Aralık 2005 arasında Somali civarında düzenlenen saldırılar



Şekil 5: 1 Ocak – 31 Aralık 2005 arasında Güney ve Orta Amerika bölgesinde düzenlenen saldırılar



Şekil 6: 1 Ocak – 31 Aralık 2005 arasında Afrika bölgesinde düzenlenen saldırılar



2005 yılı başından bugüne gerçekleştirilen saldırılardan bazılarının detayları şu şekildedir:

Malacca Straits:
1- 28 Şubat 2005 tarihinde 05˚ 01΄.10 N 099˚ 32΄.38 E mevkiinde yaklaşık 20:30 LT civarında yedeğinde Higline 22 ismli barcı çekmekte olan Highline 26 isimli romorköre silahlı dört korsan tarafından ateş açılmış, baş mühendis bacağından vurularak aşırı kan kaybetmeye başlamıştır. Korsanlar daha sonra romorköre çıkarak kaptan ve I. Zabiti rehin almış, gemi ve personel evraklarıyla kaçmışlardır. Ayrılmadan önce romorkörün haberleşme cihazlarını da tahrip etmişlerdir. Yardım için bölgeye gelen Malezya askeri gemisi baş mühendisi tedavi için sahile götürmüş fakat kaçan korsanlar bulunamamıştır. 8 Mart günü iki rehine personel korsanlar tarafından serbest bırakılmış ve bir balıkçı teknesiyle Port Kelang’a varmışlardır. Rehinelerin serbest bırakılması için fidye ödenip ödenmediği bilinmemektedir

2- 12 Mart 2005 günü M/T Tri Samudra isimli tanker yüklü olarak Belewan’a gitmekteyken, Berhala Adasının yaklaşık 14 mil güneydoğusunda 17:55 LT’da ağır silahlı korsanlar tarafından saldırıya uğramıştır. Saldırganlar gemiye ateş açarak gemiyi durdurduktan sonra gemiye çıkmışlar, Kaptan ve Baş mühendisi rehin aldıktan sonra gemiye Belewan yerine Dumai’ye gitmesi emrini verip, gemi dokümanlarını da alarak gemiden ayrılmışlardır. Sonrasında istedikleri fidyenin ödenmesi sonucu rehineleri serbest bırakmışlardır.

3- 14 Mart 2005 günü Japon romorkörü Idaten yedeğindeki Panama barcı Kuroshio 1 ile seyir halinde iken 17:35 LT’da ağır silahlı korsanların saldırısına uğramıştır. Saldırganlar romorköre ateş açarak durdurmuş kaptan, baş mühendis ve 3. mühendisi rehin aldıktan sonra barca da çıkmaya çalışmış fakat başarılı olamamışlardır. Barç personeli IMB PRC ( Piracy Reporting Centre ) ye durumu rapor etmiş ve Malezya deniz polisi yardım için derhal bölgeye gitmiştir. Fakat korsanlar rehinelerle kaçmışlardır. Daha sonra bütün rehineler serbest bırakılmıştır. Rehineler için fidye ödenip ödenmediği bilinmemektedir.

4- 1 Haziran 2005 günü M/T BPP 14 isimli tankere 20:00 LT civarı Pangkor Adası açıklarında ağır silahlı korsanlar tarafından saldırılmıştır. Fuel oil yüklü geminin önünü içinde 8 korsanın bulunduğu sürat motoruyla kesen saldırganlar ateş açarak geminin durmasını sağlamış ve gemiye çıkmışlardır. Tüm personeli kıç tarafta topladıktan sonra personel ve gemiye ait değerli eşyaları toplamışlar, gemi dokümanlarını aldıktan sonra kaptan ve güverte lostromosunu rehin alarak gemiden ayrılmışlardır. Sonrasında fidye karşılığında rehineleri serbest bırakmışlardır.

5- 14 Haziran 2005 günü saat 04:00 LT civarı M/T Nepline Delima isimli fuel oil yüklü tanker korsan saldırısına uğramıştır. İçinde ağır silahlı 10 korsanın olduğu sürat motoruyla gemiye saldırıp çıkan saldırganlar köprüüstüne çıkarak geminin kontrolünü ele geçirmişlerdir. Köprüüstündeki personeli etkisiz hale getirip gözlerini bağladıktan sonra gemi kaptanını kamarasından alıp köprüüstüne getirmişler ve tüm personele teslim olmalarını yoksa hepsinin öldürüleceğini bildiren bir anons yapmasını istemişlerdir. Anons sonrası tüm personel teslim olmuş ve bir kamaraya elleri bağlanarak kilitlenmiştir. Bu sırada korsanlar personele vurmak ve tokatlamak gibi şiddet de uygulamışlardır. Personelden biri korsanların sürat motoruyla kaçmayı başarmış ve Langkawi Adasındaki Malezya deniz polisinden yardım istemiştir. Olay bölgesine devriye botu gönderen polis kaçırılan geminin Pulau Lebar açıklarında olduğunu tespit ettikten sonra gemiyi durdurarak korsanların teslim olmasını istemiştir. Yapılan müzakereler sonucunda korsanlar teslim olmuş ve sorgulanmak üzere tutuklanmışlardır.

Somali :

1- 10 Nisan 2005 günü Kıbrıs Bayraklı dökme yük gemisi Tim Buck Somali’nin 60 mil doğusunda seyir halinde iken iki ayrı sürat motorunda bulunan 8 korsan tarafından 09:50 LT’da saldırıya uğramıştır. Korsanlar otomatik silah ve roketatarlarla gemiye durması için ateş açmış fakat gemi kaptanı sürat arttırmış, tehlike sinyali vermiş ve tüm personeli kaportaları kapatarak yaşam mahali içine saklanmaları yönünde uyarmıştır. Ateşe devam eden korsanlar can filikalarından birini roketle vurarak yanmasına sebep olmuş ve 10:00 lt civarı gemiye şeytan çarmıhı yardımıyla çıkmayı başarmışlardır. Fakat tüm çabalarına rağmen yaşam mahali içine girmeyi başaramamışlar ve 11:00 lt civarı arkalarında tamamen yanmış bir can filikası ve delik deşik yaşam mahali bırakarak kaçmak zorunda kalmışlardır. Bu olayda personelden hiç kimsenin yaralanmadığı rapor edilmiştir.

2- Birinci olaydan birkaç saat sonra yaklaşık aynı bölgede korsanlar 17 personeli olan bir tankere saldırarak ele geçirmiş ve kıyıya yakın bir yere gemiyi demirletmişlerdir. Gemi sahibinden fidye talebinde bulunmuşlar ve fidyeyi aldıktan sonra gemiyi ve personeli serbest bırakmışlardır.

3- Benzer bir saldırı 22 Mayıs 2005 günü 03˚ 07΄ N 048˚ 20΄ E mevkiinde M/V Reef Malindi isimli gemiye düzenlenmiş olup gemi tüm personeliyle birlikte kaçırılmıştır. Yapılan müzakereler sonucunda korsanlar fidye karşılığında gemi ve personeli 2 Temmuz günü serbest bırakmışlardır.

4- 26 Haziran 2005 günü Somali’nin doğusundaki Hobyo açıklarında M/V Semlow isimli gemiye silahlı korsanlar tarafından düzenlenen saldırı sonrasında gemi ve personeli ele geçirilerek kaçırılmıştır. Gemi BM dünya gıda yardımı programı kapsamında Bossaso’ya çuvallanmış pirinç yükü taşımaktayken düzenlenen bu saldırı sonrasında korsanlar gemi ve personelin serbest bırakılması için fidye talebinde bulunmuşlardır.

5- Benzer şekilde 16 Ağustos’ta Kismayo limanı açıklarında demirli üç adet açık deniz balıkçı gemisine ( Zhong I No 218, Cheng ing Feng, Shin Lian Fa No 36 ) Somalili korsanlar tarafından saldırı düzenlenmiş ve bunlar kaçırılarak personelleri öldürülmekle tehdit edilerek fidye talep edilmiştir.

6- Ayrıca 10 Temmuz 30 Eylül arasında 10 ayrı gemiye Somalili korsanlar tarafından otomatik silahlar ve roketatarlarla Somalinin doğusunda saldırı düzenlenmiştir.

7- 3 Ekim günü M/V Torgelow Kismayu’nun 50 mil açığında silahlı korsanlar tarafından saldırıya uğradı. Bu gemi Haziran ayında yine aynı bölgede kaçırılan M/V Semlow için yakıt ve kumanya taşımaktaydı. Korsanlar istedikleri fidyeyi alınca 29 Kasım günü gemi ve personeli serbest bıraktılar.

8- 12 Ekim’de M/V Miltzow isimli gemi BM gıda yardımı yükü ile Mogadishu’nun 50 mil güneyinde Merca demir yerinde demirli iken uğradığı saldırı sonucu kaçırıldı. Korsanlar gemiyi bilinmeyen bir yere kaçırarak yükünü tahliye ettikten sonra gemiyi ve personeli 16 Ekim günü serbest bıraktılar.

9- 18 Ekim’de M/V Panagia isimli gemi Somali’nin 90 mil doğusunda ağır silahlı korsanlar tarafından durdurularak kaçırıldı. Korsanlar gemiyi sahile yakın bir yerlere götürdükten sonra fidye talebinde bulundular. Gemi sahibinin ödediği fidye sonucunda gemi ve personel 18 Kasım günü serbest bırakıldı.

10- 20 Ekim günü 02˚ 13΄ N 049˚ 44΄ E mevkiinde M/T San Carlo isimli Malta bayraklı tanker ağır silahlı korsanların saldırısına uğraması sonucu bilinmeyen bir yere kaçırıldı. Gemi sahibinin istenilen fidyeyi vermesi sonucu gemi ve personel 18 Kasım günü serbest bırakıldı.

11- 5 Kasım günü Bahama bayraklı yolcu gemisi Seaburn Spirit’e saldıran ağır silahlı korsanlar gemiyi durdurabilmek için ağır ateş açtılar fakat süratini arttıran gemi ele geçirilmeden kurtulmayı başardı. Saldırıda bir personel yaralandı.
Ertesi gün yine aynı bölgede Panama bayraklı Ro-Ro gemisi MSC Selin saldırıya uğradı. Yoğun ateş altında süratini tam yola çıkararak korsanlardan kaçmayı başaran gemide açılan ateşten dolayı hasarlar oluştu.
Bir sonraki gün yani 7 Kasım’da yine yaklaşık aynı bölgede saldırıya uğrayan M/V Laemthong Glory kaçmayı başaramadı ve korsanlar tarafından kaçırıldı. İstenilen fidyeyi gemi sahibinin ödemesi sonucu gemi ve personel 4 Aralık günü serbest bırakıldı.

12- 27 Ocak 2006 günü Osman Mete isimli gemi Somali açıklarında ağır silahlı korsanlar tarafından saldırıya uğramıştır. Gemiye makineli tüfekler ve roketatarla ateş açan korsanlar geminin durmasını istemişler fakat gemi manevra yaparak, sürat arttırarak ve güverteden yangın hortumlarıyla su fışkırtarak çıkmalarını engellemeye çalışmıştır. Bu sırada verilen alarmı yakın civardaki koalisyon gemilerinden biri duymuş ve bölgeye derhal helikopterini sevk etmiştir. Helikopteri gören korsanlar kaçmış gemi ele geçirilmekten kurtulmuştur. Olay sonrasında gemi personelinden birkaç kişi hafif şekilde yaralanmıştır.
13- 29 Mart 2006 günü ağır makineli 12 korsan M/T Lin 1 isimli tankere saldırmış ve 19 personelini rehin almış ve gemiyi Heredera’nın 2 mil açığında terk etmişlerdir. Rehine personelin serbest bırakılması için fidye talep edilmiş ve görüşmeler henüz sonuçlanmamıştır.

Endonezya :

1. 22 Nisan 2005 günü M/V Inabukwa, Lingga adası açıklarında silahlı korsanlar tarafından saldırıya uğramış, korsanlar gemiye çıkarak geminin kontrolünü ellerine geçirerek personeli bağlamışlardır. Daha sonra Malezya’nın Pasir Gudang limanına giderek burada yükünü tahliye etmesini istemişlerdir. Kaptanı köprüüstünde rehin alarak personele de eğer aksi bir davranış yapmaları halinde öldürülecekleri yönünde göz dağı vermişlerdir. Tahliyenin tamamlanmasından sonra gemiyle birlikte onlar da devam etmiş ve Tanjung Ubang ( Endonezya ) yakınlarında kendilerini almaya gelen sürat motorlarıyla gemiden ayrılmışlardır.

2. 16 Ağustos 2005 günü Malezya bayraklı Zara isimli romorkör yedeğindeki Zara 3 isimli barç ile seyir halinde iken gece yarısından sonra 0200 lt civarı silahlı korsanlar tarafından saldırıya uğramıştır. Korsanlar romorkör personelinden birini denize atmışlar fakat bu personel şans eseri yakın civardaki başka bir gemi tarafından kurtarılmıştır. Geri kalan 8 personelin akıbeti hakkında kimsenin bir fikri yoktur. Ayrıca romorkör ve barç da henüz bulunamamıştır.

3. Aynı şekilde Endonezya bayraklı Marco Polo 43 isimli romorkörden yedeğindeki barçla birlikte 10 Eylül günü son kez haber alınmış olup bu tarihten sonra romorkör ve 11 personelinin akıbeti hakkında kimsenin fikri yoktur.

4. 30 Eylül günü M/V Prima Indah isimli gemi Bangka Adası ( Endonezya ) açıklarında saldırıya uğramış, korsanlar gemiyi ele geçirdikten sonra 14 personeli küçük bir balıkçı teknesine doldurarak açık denizde sürüklenmeye terk etmişlerdir. Personel sürüklenerek civardaki bir adaya çıkabilmiş fakat gemi yüküyle beraber kayıplara karışmıştır.

5. 5 Ocak 2006 günü Sampit’ten Belawan’a kalkmak üzere olan M/V Alfa Gemilang isimli gemiye 5 kişi yolcu olarak binmek için müsaade istemiştir. Ertesi gün bu kişiler gemide önceden sakladıkları silahlarla personele saldırıp tamamını bağlamıştır. 7 Ocak günü gemiye 3 korsan daha dahil olmuş 10 Ocak günü 9 personeli Filipinlerde Tawi-Tawi adalarında serbest bırakmışlardır. Gemi ve üzerinde kalan 3 personelin akıbetleri bilinmemektedir.

Irak :

Bu bölgede 2005 yılı içinde düzenlenen saldırıların hemen tamamı nakit para ve değerli eşyaların alınması şeklinde gerçekleşmiş olup korsanlar yaklaşık tüm saldırılarında personele karşı şiddet uygulamıştır. Bölgede gerçekleşen bazı olaylar;

1. 22 Nisan 2005 günü Malta bayraklı M/V Star isimli gemi Umm Qasr’da demirli iken silahlı saldırıya uğramış, tüm personel ve kamaraları tek tek aranarak değerli eşyalar ve paralar alınmış daha sonra gemi kasasındakiler de alınarak gemi terk edilmiştir. Bu saldırıda gemi kaptanı aşırı şiddete maruz kalmıştır.

2. 31 Mayıs günü Basrah Oil Terminalinin 10 mil güneyinde demirli Kıbrıs Bayraklı M/T Nordmillennium isimli tanker aynı şekilde saldırıya uğramış ve tüm para ve değerli eşyalar alınmıştır. Bu olayda da gemi kaptanı aşırı şiddete maruz kalmış ve yaralanmıştır.

3. 30 Haziran günü sabah saatlerinde Umm Qasr civarında ABD bayraklı TB Thunder isimli romorkör seyir halindeyken saldırıya uğramış, tüm değerli eşyalar alındıktan sonra personeli üzerine ateş açılmış fakat şans eseri kimse yaralanmamıştır.

4. Benzer saldırılar 21 Ağustos günü Sri Lanka bayraklı M/V Ce Pioneer, 27 Ağustos günü Panama bayraklı LPG Gaz Channel, 19 Kasım günü Panama bayraklı M/V Alexandra I adlı gemilere düzenlendi

5. 20 Kasım günü TÜRK Bayraklı bir dökmeciye Umm Qasr’da demirli iken 0345 lt civarı çıkan ağır silahlı 5 korsan güvertede vardiyadaki iki personeli etkisiz hale getirdikten sonra köprüüstüne çıkmışlardır. Sonrasında gemi kaptanı dahil personele aşırı şiddet uygulayarak gemide para ve değerli eşyaları aldıktan sonra kaçmışlardır. Saldırıda kaptan ve personel ciddi şekilde yaralanmış olup bölgedeki koalisyon gücünden tıbbi yardım talep etmişlerdir.

Malezya :

30 Mart 2005 günü Bonggaya 91 isimli romorköre yedeğindeki barçla birlikte Mataking Adasının 3 mil doğusunda seyir halindeyken silahlı saldırı düzenlenmiştir. Romorköre çıkan 4 silahlı korsan gemideki değerli eşyalarla birlikte haberleşme cihazlarını aldıktan sonra kaptan ve 2 personeli de rehin alarak kaçmışlardır. Kaptan ve 2 personele ne olduğuna dair bir bilgi yoktur.

Kaynakça :

1. International Legal Materials ( Vol 44 )
2. ICC IMB 2005 Anual Summary ( Piracy and Armed Robery Against Ships )
3. ICC IMB 2006 First Quarter Peport ( Piracy and Armed Robery Against Ships )
4. Pıracy and Maritime Violence A Continuing Threat to Maritime Industry ( Jayant Abhyankar Deputy Director of ICC IMB / 6 Nov 2002 )
5. The International Institute for Strategic Studies ( Volume 10 Issue 6 )
6. www.imo.org
7. www.oceansatlas.com/issues/safety/transport_telecomm/maritime_sec/piracy2k.htm
8. www.mofa.go.jp
9. www.un.org/Depts/los/index.htm
10. www.aseansec.org
11. www.globalsecurity.org/military/world/para/pirates.htm